Bülent ÖZÇELİK / DİYARBAKIR NASIL KURTULUR?
Futbolu yeşil sahalardan alıp, siyaset sahasına götürdük. Artık futbol mercileri değil, siyaset mercileri karar verecek.
Kara kaplı kitap açık ve net konuşuyor ama ben nedense o kadar net değilim.
Sanki birileri çıkıp yapılanları görmeyecek, yasal kılıflara uydurulup, “Diyarbakırspor hadi bu ligde kalsın!” diyecek.
Özellikle de son yıllarda adını sıkça duyduğumuz Açılım politikası ile özdeşleştirilip yola devam diyecekler.
Doğru mu bu şimdi? Asıl açılım, hakta ve adalette eşitlik değil miydi?
Bir zümrenin ya da bir sınıfın tahkümüne son vermek değil miydi?
Bunlarda anlaşmamış mıydık?
O zaman tolerans tanımak neden? O toleransa alt yapı hazırlamak neden?
Nerede kaldı samimiyet?
Benim adamım yaparsa doğru olan davranış, senin adamın yapınca mı yanlış olacak?..
Su götürür, kabullenilir hiçbir tarafı yok.
Yarın öbür gün başkalarının da sahaya inip, futbolcu ve hakem avı yapmayacağının garantisi var mı?
22 futbolcu ve hakem heyetinin mutlak hakimiyeti altında olan bir bölgeye, tribünden inen, gözü dönmüş kalabalık bir güruhun müdahalesini ve tecavüzünü görmezlik edebilir miyiz?
İstanbul Valisinin açıklamaları futbol değil, buram buram siyaset kokuyor.
Hoş değil.
Talimatla teminatı aynı kefeye koyan sayın vali΄nin göz ardı ettiği, hangisinin ağır bastığıdır. Teminat sahaya giren yüzlerce kişinin müdahalesiyle geçerliliğini yitirmiştir. Ciro edilmiştir.
Artık talimatı uygulamanın zamanıdır.
Diyarbakır΄da oynanan ilk karşılaşmada ıslıklanan İstiklal Marşı sonraki hafta oynanacak olan Büyükşehir maçında istenmeyen hadiselerin yaşanacağının açık ve net deliliyken, üstelik bu delil sahaya atılan taş ve sopalarla kesinlik kazanmıştır.
Diyarbakır taraftarının yaptığı bu sorumsuzluğa siyasi kılıf aramak ise olayları çarpıtmaktır. Düşme telaşı içindeki bir takımın olası başarısızlığını şimdiden örtbas etme çalışmasından başka bir şey değildir.
Başkaları içinde örnek alınabilecek bu davranıştan umarım federasyon ve siyasiler uzak dururlar.
İdare edilecekler bugün Diyarbakır, ya yarın kimler olacak?
Ligin tamamını idare etmek sorunda kalacaksınız muhtemel, o zaman Trabzon΄un suçu ney?
Bizimle oynadığı maçta hanemize yazılan üç puanı ve aldığı beş maç ceza, o neyin diyeti olacak?
Kitaba ters bir kararda, Trabzon΄da olay çıkmayacağının garantisi var mı? Yoksa onu da mı idare edivereceksiniz?
Sonraki gün, Fener, Galatasaray ya Çarşı?
Uzatmanın, eğmenin, bükülmenin kimseye faydası yok.
“Seyircisinin çıkardığı olaylar” nedeniyle diye başlayan bir maddenin, ne önüne ne arkasına bir yorum yapabilirsiniz.
Bir iki kişi değil ki yakasından tutup atasınız, sahaya inmiş yüzü aşkın insan, hedefsiz, yalın bir saldırının intikamıyla iştahı kabaran bir gurup oyuna, hakeme ve futbolculara müdahale ediyor.
Bu tecavüzün Avrupa΄da bedeli neyse Türkiye΄de de o olsun, kimse ne bir eksik istiyor ne bir fazla.
Kimseye ayrıcalık yok, hiçbirimize.
Hepimize aynı dozda demokrasi, aynı gramajda ekmek.
Bir yerlere mesaj verecekseniz, alıcısı “hepimiz” olmalıyız.
Diyarbakırspor küme düşürülmeli, aynısını yaparsak bizde.
Sonrakilerde.
Ve sonrakilerde.
Sağlıcakla kalın. |